Cem Babalı: Kariyerimin Çok İyi Noktaya Geleceğine İnanıyorum

Kariyer planlamasını Amerika‘da yapan gençler arasında yer alan 2003 doğumlu 1.79 boyundaki guard Cem Babalı‘yla özel bir röportaj yaptık.

Genç oyuncularla devam eden röportaj serimizin bu bölümünde Amerika’dan bir misafirimiz var.

Basketbola ve eğitimine Amerika’da (Winston Salem Christian School) devam eden Cem Babalı, hem orada yaşadıklarını hem de kariyer hedeflerini anlattı. 2003 doğumlu oyuncu, ülkesinden epey uzaktaki macerasıyla ilgili önemli bilgiler verdi. Aslında bir röportajdan ziyade sohbet havasında geçen söylemişimizi sizler için derledik.

Lafı fazla uzatmadan Cem Babalı’yla yaptığımız röportaja geçelim:

Amerika’ya gidiş yolunu seçerken herhangi bir tereddüt yaşamadığını söyleyen Cem, şunları belirtti:

”Hiçbir zaman kolayı seçmedim, hep daha zorlu yolu tercih ettim. Amerika’nın da benim için farklı bir hikaye olacağını hissettim. Bu nedenle benim açımdan çok zor bir karar olmadı.”

”Amerika işin daha merkezi olduğu için bu yolu seçtim. Ormanspor’la BGL’ye geçiş yapacağım sene, bu fırsat karşıma çıkınca değerlendirmek istedim. Daha zorlu olacağını biliyordum ama benim açımdan BGL’den daha faydalı olacağını düşündüm.”

– Seviye farkını görüyorsun

Fiziksel olarak çok güçlü ve atletik oyuncularla oynadığını belirten Cem Babalı, hem buradaki basketbol düzeniyle ilgili bilgi verdi hem de günlerinin nasıl geçtiğinizi anlattı:

”Amerika’da okul takımları (lise düzeyinde) daha popüler. Okul sezonu mevsime göre dağılıyor. Türkiye’de eylül’de sezon başlıyorsa burada sadece kışın başlıyor. Aralık gibi başlayıp mart gibi bitiyor. Haftada 2-3 maç yapıyorsun. Basketbol sezonu bittiği zaman AAU başlıyor. Farklı okullardan çocuklar senin kulübünde olabiliyor. Bir kulübe giriyorsun ve o kulüple her hafta bir turnuvaya gidiyorsun. Büyük ve küçük çaplı kulüpler olabiliyor.”

”Ben, North Carolina’da kalıyorum. Genelde bizim turnuvalar doğu tarafında oluyor. Hafta içleri çalışmalarımı yapıyorum, hafta sonları maça çıkıyorum. Sosyal medya hesabımdan da bununla ilgili paylaşımlarım oluyor.”

”Görüştüğüm bazı kolejler var ama henüz bu konuda net bir karar vermedim. Burada bazı oyuncular önce daha küçük çaplı bir kolejde başlayabiliyor. Orada kendini hazırlayıp, sonra daha iyi bir yer tercih edebiliyorlar. Bobby Dixon da böyle yapmıştı. Kankakee’de başlayıp, sonra Troy’a geçmişti.”

”Şu an burada birçok turnuvaya gidiyorum ve epey zevkli oluyor. Günde genelde 1-2 maç yapılıyor. Periyotlar 8 dakika oluyor. Türkiye’de 40 dakika oynarken, burada 32 dakika olunca biraz şaşırıyorsun. Ama bariz bir seviye farkı oluyor. Herkes fiziksel olarak güçlü ve atletik ki, 8 dakikada bir maç oynamış gibi oluyorsun.”

– Geliştirmem gereken çok şey var

Türkiye’de oynarken fiziksel olarak kendini yeterli gördüğünü ancak Amerika’ya gittiğinde olayın daha farklı olduğunu anladığını söyleyem genç oyuncu, aradaki farkı ve yaşadıklarını şöyle özetledi:

”Türkiye’de kendimi çok atletik ve hızlı bir oyuncu gibi görürken, buraya gelince olayın pek öyle olmadığını anladım. Burada herkes belli bir fiziksel yapının üstünde. Çok güçlü ve hazır olman gerekiyor. Buraya geldikten sonra kendimi bu konuda daha fazla geliştirmeye başladım.”

”Buraya geldiğim ilk sene 10 kilo aldım, bir sonraki sene bir 5 kilo daha aldım. Amerika’ya geldikten sonra 15 kilo almış oldum. Fiziksel olarak çok güçlendim, kas ekledim ve daha hızlı hale geldim. Ama hala geliştirmem gereken çok şey var.”

”Amerika’ya ilk geldiğimde çok zorlandığım dönemler oldu. Sonuçta daha önce buraya gelip yapamayanlar da olmuştu. Bu zorlu dönem beni daha da güçlendirdi ve daha kararlı hale geldim. Kendi karakterimi kendim oluşturmaya başladım. Zaten herkesten daha çok çalışıyorsan korkacağın bir şey de yoktur.”

– Kariyerimin çok iyi noktaya geleceğine inanıyorum

İddialı ve hırslı bir yapısı olduğunu söyleyen Cem, hedeflerine ulaşmak için sıkı çalıştığını belirtirken, konuyla alakalı sohbetimizde şunları vurguladı:

”Kariyerim nasıl şekillenir, bilemiyorum. Çok farklı yollar var. Ama kariyerimin çok iyi noktalara geleceğine inanıyorum. Önümdeki 2-3 sene benim için çok önemli.”

”Lise döneminde çok iyi olup üniversiteye geçtiğinde kaybolup giden oyuncular da oluyor. Kendi açımdan bakarsam, şurası benim için çok iyi olur derim ama oraya gittiğimde belki de beklediğim kadar iyi olmayacak. O yüzden hiçbir seçeneği dışarıda bırakmıyorum. Şu an için önceliğim üniversite ama bir yıl sonra önüme nasıl bir fırsat çıkacak göreceğiz.”

”Çocukluğumdan beri aslında hayalimde hep Amerika vardı. Türkiye’de hem BGL’nin hem de eğitim sisteminin kariyer planlamasında zorlukları vardı. Amerika’da eğitim sistemi ve basketbola adaptasyonu çok daha kolay. Türkiye’nin altyapısını kötülemek için söylemiyorum bunu. Zaman zaman Türkiye’de kalsaydım nasıl olurdu diye de düşünüyorum ama benim için burasının daha iyi olacağına karar verdim.”

”Avrupa basketbolu da her zaman seçeneklerim arasında. Yunanistan, Almanya ve Rusya gibi ligler olabilir. Çin bile olabilir. Bana bir şeyler katabilecek ve beni yukarı çekebilecek her planlama önceliğim olur.”

– Bazı hikayeler beni motive ediyor

Sadece basketbol içinden değil, sporun bütün dallarından kendine rol model alacak figürler olduğunu söyleyen 2003 doğumlu oyuncu, bazı hikayelerin kendisini motive ettiğini vurguladı ve şunları söyledi:

”Aslında herkesin söylediği klasik isimleri söylemeyi sevmiyorum ama Russell Westbrook ve Chris Paul gibi isimleri beğeniyorum. Sıfırdan gelmiş Bobby Dixon ve Jimmy Butler gibi figürler var. Böyle insanların hikayeleri beni mutlu ediyor. Mesela Muhammed Ali’nin hikayesi beni çok etkiliyor. Belki basketbol dışı bir isim ama mücadelesi beni çok motive ediyor.”

Röportaj: Kemal Erdem
[email protected]

One thought on “Cem Babalı: Kariyerimin Çok İyi Noktaya Geleceğine İnanıyorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.