Taha Sezer: Hayatım Boyunca İstatistiklere Bakmadım

TB2L‘de Pizza Bulls CO Basket forması altında izlediğimiz 1998 doğumlu guard Taha Sezer‘le özel bir röportaj yaptık.

Geçtiğimiz sezon Hasan Serbest yönetiminde, özellikle genç oyuncuların gelişimi konusunda büyük adımlar atan Pizza Bulls CO Basket, yaptığı planlamayla takdir toplamıştı. Takımın önemli isimleri arasında yer alan Taha Sezer, hem sezonu hem de yaşadıklarını anlattı.

Geçmişte yaşadığı ağır sakatlıklara rağmen güçlü bir şekilde ayağa kalkan Taha Sezer, geride bıraktığımız sezon yavaş yavaş ritmini bulmuş ve son bölümünde formunu giderek yukarı çekmişti. Özgüveni ve sağlam karakteriyle dikkat çeken Taha, birçok oyuncuya örnek teşkil edecek bir varolma savaşı vererek, günün sonunda pes etmeden ayakta kalınabileceğini de gösterdi.

Lafı fazla uzatmadan Taha Sezer’le yaptığımız röportaja geçelim…

Geçtiğimiz sezonun kısa bir değerlendirmesini yapan Taha, konuyla ilgili şunları söyledi:

”Sezona başlarken uzun süre oynamamış olmanın dezavantajını yaşadım aslında. Ondan önce Sırbistan maceram olmuştu ve çok da istediğim gibi geçmemişti. Federasyonla alakalı sıkıntılar olmuştu. Bir sezonu boş geçirmemin etkisi olmuştu. Hasan Serbest’in beni çağırması, sıfırdan bir sayfa açalım demesiyle başladım ama dediğim gibi istediğim gibi başlayamadım.”

”İlk defa oynadığım için TB2L’nin basketboluna adapte olmakta zorlandım. Oranın sertliği ve basketbolu biraz daha farklı. Ama 7-8 maç sonra ben de yavaş yavaş form tutmaya başladım. Sezonun ikinci yarısı benim açımdan çok iyi geçti diyebilirim. Daha iyisi olabilir miydi, olabilirdi ama iyi geçti.”

– Bu kez daha farklı olacak

Yaşadığı sakatlıklardan güçlü bir dönüş yapan Taha, hem yaşadığı süreci hem de bunun zorluklarını şu sözlerle anlattı:

”Bundan önce 2 kez çapraz bağ sakatlığı yaşadığım için yaz döneminde yeteri kadar çalışamamış ve hazırlanamamıştım. Bu kez daha farklı olacak. Daha hazır ve form olarak daha iyi bir şekilde yeni sezona hazırlanıyorum.”

”Yaşadığım boşluk beni maç temposu açısından zorlamıştı. Fiziksel olarak zorlandım. Maç temposunun çok farklı olduğunu düşünüyorum. Ne kadar iyi idman yapsan da maç temposu çok başka. Tarz olarak da oynadıkça açılan biriyim.”

”İlk başlarda ister istemez bir tedirginlik oluyordu. Sonuçta büyük bir sakatlıktan çıkıyorsun, 7-8 ay oynamıyorsun. Ama ne kadar çabuk o psikolijeden çıkarsan, ne kadar çabuk unutursan o sakatlığı, senin için daha iyi oluyor.”

– Kontrol etmeyi seviyorum

Değişen basketbolun artıları ve eksileri olduğunu vurgulayan Taha, kendini buna göre adapte ettiğini söyledi. 98 doğumlu guard, bu yaz şut idmanlarına ağırlık verdiğini belirtirken, basketbolun evrildiği noktada bunun önemine değindi.

Taha Sezer, konuyla ilgili sorularımıza şu cevapları verdi:

”Ben her döneme uyum sağlamaya çalışıyorum. Oyunun değişmesi zaman zaman avantaj, zaman zaman da dezavantaj olabiliyor. Sahayı daha net görebiliyorum ve oyunu da istediğim gibi yönlendirebiliyorum. Ama aynı anda her şeyi kontrol edemiyorum. Ben, aynı anda her şeyi kontrol etmeyi de seviyorum.”

”Sadece topla değil, aynı zamanda topsuz da oyunu yönlendirmeyi seviyorum. Oyunu 4 numaradan kurduğumuz zaman bu, benim için de avantaj oluyor, çünkü kendimi dinlendirebiliyorum.”

”Bu zamana kadar savunmadan ziyade hücumuyla öne çıkan bir oyuncu olduğum söylenirdi. Ama top çalmayı seviyorum. Altyapılarda Hasan abiyle de çalıştığımız için o savunma rotasyonlarını iyi yaptırırdı. Bunun da avantajı vardı, oyunu iyi okuyabiliyorduk. Ayaklarımın biraz yavaş olduğunu kabul ediyorum ama bu dezavantajları, avantaja çevirebiliyorum. Çünkü doğru zamanda doğru hamleyi yapabiliyorum.”

”Deli gibi şut atıyorum, çünkü atmam lazım. Şut, sana çok kapı açar. Oyun kilitlendiği zaman oyunu açabiliyorsun, savunmanın işini zorlaştırıyorsun, guard için çok önemli şutunun olması. Ben, ikili oyunları oynamayı çok seviyorum. Hayat felsefem diyebilirim. Net bir şutum olduğunu düşünmüyorum ama net bir şutum olursa beni daha çok rahatlatacağını biliyorum. Bu yaz şut çalışmalarına ağırlık veriyorum.”

– Hayatım boyunca istatistiklere bakmadım

İstatistiklerin kendisi için bir önem ifade etmediğini belirten Taha, takımının kazanması için elinden gelen her şeyi yaptığını ve bunun da yeteri kadar tatmin edici olduğunu vurguladı.

Kısa pozisyonunda olmasına rağmen ribaunt sezgileriyle dikkat çeken Taha, şunları söyledi:

”Hayatımın boyunca istatistiklere bakarak oynayan bir oyuncu olmadım. Kariyerimde bunun da dezavantajını yaşadığımı düşünüyorum. Bazen insanlar sadece istatistiklere bakarak seni değerlendiriyor.”

”Ribaunt konusunda sezgilerim iyi, öyle düşünüyorum. Yoksa ribaunt kovalamıyorum. Topu takip ediyorum. Ribauntu aldıktan sonra oyunu yönlendirme ve tempo belirleme konusunda daha rahat hale gelebiliyorsun.”

”İstatistik kağıdına hiç bakmadığım için bu tip şeyler benim modumu düşürmüyor. Ben, maçı kazanmaya oynayan bir oyuncuyum. Benim istatistiklerim belki bir maçta düşük olabilir, bir sonraki maçta da aynı kalabilir ama kazanmamız gereken maçları kazanabiliyorsak, ben gerisine bakmam.

– Hedef her zaman daha iyisi

Kariyerinin bundan sonrasında adım adım ilerleyeceğini belirten Taha, röportajı şöyle sonlandırdı:

”Olabildiğince yukarı çıkmayı düşünüyorum. Bir şeyleri denemekten asla korkmuyorum. Risk almayı seviyorum. 10 katlı bir apartman düşünelim, şu an belki 1. katta olabilirim, belki ileride 4. kata çıkabilirim ama benim hedefim her zaman 10. kat olacak. O noktaya gelene kadar bulunduğum katlar beni tatmin etmeyecek.”

Röportaj: Kemal Erdem
Mail: [email protected]
Instagram: @kemalerdem54

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.