Umut Aksu: Skorer Yönüm Daha Ağır Basıyor

Geçtiğimiz sezon BGL‘de Tarsus Amerikan Koleji forması altında izlediğimiz 2004 doğumlu 1.88 boyundaki guard Umut Aksu‘yla özel bir röportaj yaptık.

Genç oyuncularla devam eden röportaj serimizin bu bölümünde Umut Aksu’ya yer verdik.

Tarsus Amerikan Koleji’nin en aktif gençleri arasında yer alan Umut, aslında sadece saha içinde değil, dışında da son derece hareketli biri. Basketbolun yanı sıra eğitimine de oldukça önem veren Umut, iki kulvardaki hedeflerini anlattı.

Lafı fazla uzatmadan Umut’la yaptığımız röportaja geçelim:

Basketbola başlama hikayesini anlatan Umut, eğitim hayatıyla birlikte yaşadığı zorlukları da belirtirken, şunları söyledi:

”Çocukluğumdan beri sporla büyüdüm. Dövüş sporlarıyla başlamıştım ilk olarak, tekvando ve kick boks. Aynı zamanda futbolu da çok seviyordum. Beşinci sınıfta futbol takımındaydım ama biraz sıkılır gibi oldum. Annem de zaten futboldan ziyade basketbol oynamamı istiyordu. Okul takımının futbol ve basketbol seçmeleri aynı yerde yapılıyordu. Basketbol seçmelerinde şansımı denedim ve öyle başladım.”

”Basketbola başladıktan sonra arkadaş çevremde baya genişledi. Çok kaliteli arkadaşıklar da edindim. Hem basketboldaki başarılar hem de edindiğim çevre sayesinde motivasyonum daha da arttı.”

”Ortaokul dönemlerimde çok sıkıntı yaşamadım. Bir şekilde dersleri hallediyordum. Ama lisede benim de bocaladığım zamanlar oldu. Tempo yükseldikçe yetişemediğim dönemler geldi. Zaman kalmıyor dersem biraz yalan olur. Zaman kalıyordu ama eve geldiğinde kitap açacak halim olmuyordu.”

– Bazıları tamamen his şutu

Geçtiğimiz sezon şutör özellikleriyle dikkat çeken genç oyuncu, bir önceki şutuna hiç takılmadan bir sonrakini özgüvenle atıyor ve farklı bir profil çiziyordu.

Umut, bu konu hakkındaki sorularımızı da cevaplandırdı:

”Bazen attığım şutlar tamamen hisle oluyor. O an şut atmak hiç aklımdan geçmiyor aslında ama bir bakıyorum şuta kalkmışım. Bazıları tamamen his şutu.”

”İlk başlarda şut mekaniğim çok iyi değilken de bir şekilde atıyordum. Sonra şutuma çok çalıştım, çok fazla fedakarlıklar yaptım, hiç tatile gitmedim. Sabah 8’de salona giriyordum, ilk idmandan sonra sürekli şut çalışıyordum. Şutumun üzerinde çok durdum ve bu da bana çok özgüven sağladı.”

”Lise zamanlarında maç esnasında biraz heyecan oluyordu ama onu da yenmeyi başardım. Geçen sene sağolsun Necati (Güler) abi de o konuda bana çok yardımcı oldu. Hiçbir şekilde şutumu kısıtlamadı. Çalışmak tabii çok önemli ama iyi bir şut bence kafada bitiyor. Şut atarken çok düşünmemek lazım. Ben çok az düşünüyorum ve tamamen hisle atıyorum.”

”Kendi şutumu yaratarak atmayı seviyorum ama bu bazen takıma zarar verebiliyor. Takım arkadaşlarını oyundan düşürebiliyor. Çok iyi bir set sonrası attığın boş şut tabii daha keyifli olabiliyor. Aslında ben zor şutları daha çok seviyorum. Çalışırken de tek ayak üzerinden deniyorum.”

– Skorer yönüm ağır basıyor

Kendini ne tam 1 ne de 2 olarak tanımlayan Umut, daha çok modern basketbolda yavaş yavaş yer etmeye başlayan 1.5 gibi oynadığını söylerken, hem bu konuda hem de geçen sezonla ilgili sözlerine şöyle devam etti:

”Tam olarak 1 ya da 2 değilim, 1.5 gibi. Skorer bir oyuncuyum. Pas yeteneğimin de iyi olduğunu düşünüyorum ama skorer yönüm daha ağır basıyor.”

”Bireysel olarak çok daha iyi olabilirdim. Takım halinde de daha iyi olabilirdik. Geçen sezonun başında biraz istikrar sıkıntısı yaşadım. Bir maç 20 atıp, diğer maç 8’de kaldığım olmuştu. Sonra çift haneleri yakaladım. Ama biz takım olarak çok şanssız bir sezon geçirdik.”

”Geçen sezon aslında benim tam anlamıyla oynadığım ilk sezondu. Ondan önceki sezon kadroda vardım ama büyükler oynuyordu genelde. Onun için hem BGL’ye ısınıp, hem kendini gösterme çabası, hem de takımı üste çekmek biraz zor oldu.”

– Bu süreç beni kötü etkiledi

Tarsus Amerikan Koleji, sezon öncesi ön elemede elenerek BGL’ye katılma hakkını kaybetmişti. Sakatlığı nedeniyle bu maçlarda forma giyemeyen Umut, sürecin kendisi üzerindeki etkisini ve sonrasını anlattı:

”BGL ön elemesinden 1 hafta önce hazırlık maçımız vardı ve orada sakatlandım. Bileğim burkuldu, kötü sakatlanmıştım, kapsüllerim koptu. Ön elemeyi kaçıracağımı hissetmiştim, psikolojik olarak beni baya kötü etkilemişti. Sonrasında yetişmeye çalıştım ama ayağım gitmiyordu, koşamıyordum.”

”Benim açımdan çok kötü oldu. Hedef sezonumdu, kendime öyle bir hedef koymuştum. Yurt dışında gitmeyi planlıyordum ama bu sakatlık her şeyi altüst etti. Sakatlanmasaydım BGL’ye kalacağımızdan emindim. Bu nedenle biraz kötü hissediyorum.”

”Şimdi yeni yeni toparlanıyorum. Bu sakatlığım biraz uzun sürdü, idmanlara başladım, güçlendirmeye çalışıyorum. Umarım iyi olacak.”

– Daha sık penetre etmem gerekiyor

Kendinde gördüğü en büyük eksikliği ve kariyerinin bundan sonrası için hedeflerini anlatan genç guard, serbest atış çizgisindeki yüksek yüzdeli başarısını sorduğumuzda ise şunları söyledi:

”İdmanlarda çok yapıyorum, iyi de yapıyorum ama penetre özelliğimi maçlara yansıtamamıştım. Bazı maçlarda yaptığım olmuştu ama istikrarlı olmamıştı. Bu özelliğimi geliştirmeye çalışıyorum. Bunun dışında tabii atletik özelliklerimi geliştirmek istiyorum.”

”Çok çalışıyorsun, çok emek veriyorsun ve atabileceğini de biliyorsun ama bunu çok fazla düşünmek olumsuz etkiliyor. Serbest atış çizgisine gittiğimde düşünmüyorum hiçbir şey, bu da beni çok rahatlatıyor. Bu rahatlık, yüzdeli atmamdaki en büyük etkenlerden diyebilirim.”

”Aklımda 2-3 plan var. Öncelikle Amerika’ya gidip kolejde okumak ve oynamak hedeflerim arasında. Eğer bu olmazsa İtalya’ya gitmeyi düşünüyorum. En son opsiyonum ise İstanbul. Eğitimime mutlaka devam edip, işletme okumak istiyorum.”

– Favoriler

İdolünü, beğendiği oyuncuları ve imkanı olsa çalışmak istediği koçu sorduğumızda ise şu cevapları verdi:

”Birçok idolüm var aslında ama Shane Larkin beni çok etkilemişti. Şutör bir oyuncu olduğum için genelde o tarz oyuncuları beğeniyorum. Stephen Curry’nin tarzı çok hoşuma gidiyor.”

”Vasilije Micic, Marko Guduric, Kyle Kuric, Will Clyburn gibi oyuncuları da beğenerek izliyorum. Mike James’i de çok seviyorum, Cory Higgins’i de ekleyebilirim. Genelde pozisyonumdan oyuncular söylüyorum yoksa Jan Vesely ve Wlater Tavares gibi oyuncular da var.”

”Kesinlikle Zeljko Obradovic için oynamak isterdim. Zaten kim istemez ki, çok büyük koç. Ergin Ataman ve Dimitris Itoudis’i de söyleyebilirim.”

– Saha dışı

Müzik tutkusunun altını çizen Umut, basketbol dışında da aktif bir hayat sürerken, röportajı şöyle sonlandırdı:

”Müziği çok seviyorum, gitar çalıyorum aynı zamanda. Piyano öğrenmeye başladım. Hayatımın her anında müzik dinliyorum.”

”Aynı zamanda okul başkanlığı yapıyorum. Bizde biraz bu tip gelenekler var. Organizasyonlar düzenliyoruz, konserler, geziler…”

”Çizim yapmayı da çok seviyorum. Çocukken çok yapardım, ara vermiştim ama yeniden başlamayı düşünüyorum. Kitaplara sardım bu aralar biraz.”

– İstatistikler

Geçtiğimiz sezon 18 maçta 32.1 dakika süre alan Umut Aksu, 11.3 sayı-3.8 asist-3.7 ribaunt-1.0 top çalma ortalaması yakaladı.

Röportaj: Kemal Erdem
Mail: [email protected]
Instagram: @kemalerdem54

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir