Fiber Gençlik; Altyapı Sorunu Yüksek Hıza Engel Oluyor!

A Milliler bazında, özellikle guard konusu çok tartışılıyor, ancak o noktaya çıkan oyuncular sonuçta gökten inmiyor. Bunun bir de altyapısı var ve temel sorun burada başlıyor.

100 Mbps internet vaad edip yarısını bile karşılayamayan kurumlardan bir farkımız olmalı. Onlar da sıkıştıklarında topu altyapı yetersizliğine atıyor. Altyapın bu kadar yetersizse, ne diye o paketleri insanlara ittiriyorsunuz, bu ayrı bir konu.

Bizim altyapılarımızdaki oyuncu havuzu yetersiz değil, aksine oldukça yeterli ve tatmin edici boyutta. Sorun tamamen bunun işleyişinde. Çünkü ortada bir sistem yok. Altyapılardaki felsefe 90’larda kalmış vaziyette. Ülkeden 2 Euroleague şampiyonu çıkmış, uyguladıkları sistem ve oynadıkları basketbolla, altta öğretilen arasında hiçbir ortak nokta yok. Altta savunmanla ayakta kalmaya çalışıyorsun, üstte hücumun yetersiz olunca sıradanlaşıyorsun. Altta hücum etmeye kalktığında azar yiyorsun, üstte hücum edemeyince rotasyon dışı kalıyorsun.

Kimse kimseye savunma öğretmesin ya da kimse çıkıp savunmayı öncelemesin diye bir şey savunmuyoruz elbette. Ancak bu savunma fetişzmi yüzünden, inanılmaz hücum yetenekleri olduğunu bildiğimiz birçok genç oyuncu köreliyor, günün sonunda yaşadıkları kararsızlık nedeniyle en iyi yaptıkları şeyden bile geri kalıyor.

FIBA 19 Yaş Altı Dünya Kupası’nda U19 Milliler’in oynadığı basketbol o kadar demode, o kadar geri kalmış ve modern basketbolun o kadar uzağındaydı ki, bu sistemden üst yapıya oyuncu adapta etme şansın da kalmıyor.

Basketbol artık sadece 1 numaranın oyun kurduğu, 4 ve 5 numaranın pota altında bitirmeye çalıştığı, 2 ve 3 numaraların şut aradığı oyun olmaktan çıktı. Günümüz basketbolunda uzunun oyun kurabildiği, bir numaranın özgürce şut atabildiği, pas akışının daha seri hale geldiği, fırsatını bulduğunda set dışı aksiyonların yer aldığı bir düzene geçildi.

Biz hala ilk şutunda guardı kenara aldığımız, savunmada adam kaçırdığında azarladığımız, elinde sopasıyla kenarda bekleyen koç modelinde devam ediyoruz. Bu modelden bir şey çıkmıyor artık, çıkması da imkansız. Her koçun belli prensipleri, belli çalışma düzeni ve belli bir felsefesi vardır. Ama değişime de açık olmalıdır. Değişime hazırlıklı olmadığında dağılırsın, yıkılırsın ve toparlayamazsın.

Bizim güncelleyecek bir sistemimiz yok. Baştan kurmamız gereken bir yapı var. Eğer altyapını sağlam bir temele oturtamazsan, üstteki tartışmaları da asla bitiremezsin.

Kemal Erdem
[email protected]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.