Basketbol Süper Ligi‘ne geçtiğimiz hafta yaşanan koç ayrılıkları ve değişimleri damgasını vurdu.
Baştan bir not düşeyim. Benim kulüplerle, yöneticilerle, koçlarla bir derdim yok. Sistemin kendisiyle bir sorunum var. Zira bu iş ciddi anlamda can sıkmaya başladı. Kulüpler ve yöneticiler, artık sosyal medyanın gazıyla hareket eder oldu. Özellikle basketbolda hani 3-5 bin kişinin de değil, 3-5 kişinin lafına bakar oldular.
Maalesef birçok insan yaşanan değişimlerin doğal olduğuna inanmıyor ve haklı olarak arkasında bir şeyler arıyor. Herhangi bir koçla yollar ayrılırken ‘saha içi performansından’ ziyade ‘saha dışında lobisi’ olmadığı için ayağının kaydırıldığını düşünüyor.
– Orhun Ene
En çok şaşırdığım, ki bence birçok kişinin de şaşırdığı haberlerin başında Tofaş’la koç Orhun Ene’nin yollarının ayrılması geliyor.
İçeride ne oldu tam olarak bilemiyoruz. Ancak Tofaş, Ene gibisini zor bulur. Zaten geçmişte bunu tecrübe etmişlerdi ve tekrar aynı hataya düşmeleri inanılır gibi değil. Orhun Hoca’yı burada anlatmaya gerek var mı, bilemiyorum. Türk basketboluna hem oyuncu hem koç olarak damga vurmuş bir isim. Bunca yıldır hakkında tek bir ‘olumsuz’ söylem olmamıştır. Kimsenin adamı olmadı, kimseye eyvallahı da olmadı.
Orhun Ene’nin gidişi sonrası yaşanan sessizlik, insanların tepkisizliği ve bunları yadırgamaz bir hale gelmesi de ayrıca üzücü bir durum. Türkiye’de sadece işine odaklanan ‘adamlar’ niye ilk ‘gidenler’ olur, anlamak zor.
– Burak Gören
En az Orhun Ene kadar şaşırdığım bir haber de Burak Gören’den gelmişti. Aliağa Petkim, kendini küme düşme hattından alan ve kurtaran, ardından BSL’de playoff, BCL’de ise son 16 heyecanı yaşatan Gören’le yollarını ayırmıştı.
Gören’in hakkında da tek bir ‘olumsuz’ söylem olmamıştır. Dürüst, namuslu, çalışkan ve kendi işine bakan bir adamdır. Zaten bu ülkede böyle olduğun zaman başına iş alıyorsun. Sonunda sen kaybediyorsun, kazanan sosyal medya trollerini besleyenler oluyor.
Burak Hoca’nın saha içi konularda eleştirilecek yanları vardır, kimin yok zaten, ancak konu bu değildi. Saha dışı oyunlarını pek bilmediği için o da ilk ‘gidenlerden’ oldu.
– Yılmaz Vural
Daldan dala atlar gibi, takımdan takıma atlama konusunda malum Yılmaz Vural bir efsanedir. Futbol gündemi daha fazla meşgul ettiği için Yılmaz Vural’ın bu konuda bu kadar popüler olması da çok normal.
Ancak basketbolda da Yılmaz Vural’la yarışacak koçlar türemeye başladı dersek yanlış olmaz.
Özellikle TBL’den BSL’ye geçişlerde bu durum sık yaşanıyor. Bir takım, bir üst lige çıkıyor ve anında belli isimler gündeme geliyor. Hatta biri, bir takımın başına çoktan geçmiş bile. Alt ligde emek veren verdiğiyle kalırken, üst ligde kaymağını başkası yiyor. Hoş onu da çoğu zaman anca yarım sezon yiyorlar ama neyse, o başka bir yazının konusu…
Kemal Erdem
Mail: [email protected]
Instagram: @kemalerdem54