Mithat Can Özalp: O Maçı Hayatım Boyunca Unutamam

Basketbol Gençler Ligi‘nde ve zaman zaman Basketbol Süper Ligi‘nde izlediğimiz oyuncular arasında yer alan Frutti Extra Bursaspor‘un 2002 doğumlu 1.80 boyundaki guardı Mithat Can Özalp‘le özel bir röportaj yaptık.

Genç oyuncularla devam eden röportaj serimizin bu bölümünde Mithat Can Özalp’e yer verdik.

BGL’de gösterdiği performansla öne çıkan oyuncular arasında yer alan 2002 doğumlu guard, birçok konuda sorduğumuz sorulara samimi cevaplar verirken, sempatik tavırlarıyla da röportajın sıcak bir ortamda geçmesini sağladı.

Önemli bir potansiyeli içinde barındıran Mithat Can, hem tamamladığı sezonla ilgili hem de kariyer hedefleriyle ilgili açıklamalarda bulundu.

Lafı fazla uzatmadan Mithat Can Özalp’le yaptığımız röportaja geçelim:

Basketbola başlama hikayesini kısaca anlatan genç oyuncu, ”Okul zamanlarında basketbol oynama alışkanlığım yoktu, daha çok okulun bahçesinde futbol oynardık. Abim, Yeşimspor’da basketbol oynuyordu, onun maçlarına gittiğim zaman basketbolu çok sevmiştim, çok eğlenceli gelmişti. Yaşım da büyüyünce annem beni Yeşimspor’a yazdırdı. Öyle de başladım.” dedi.

– Shane Larkin ve Anadolu Efes maçı

Mithat Can’ı biraz olsun tanıyan onun Shane Larkin’e olan sempatisini çok iyi biliyor. Biz de hem Larkin konusunu hem de sezon içinde Anadolu Efes’e attığı o meşhur üçlük esnasında neler hissettiğini sorduk.

Mithat Can, Larkin sevgisini ve Anadolu Efes maçında hissetlerini şöyle anlattı:

”Birkaç yıl öncesine kadar boy konusuna çok takılıyordum. Etraftan da böyle şeyler geliyordu. Bu boyla olmaz gibi bir durum vardı. O sıralarda Shane Larkin bir anda popüler olmuştu. Sosyal medya dahil olmak üzere herkes onu beğeniyor, paylaşıyordu. Benim altyapı maçlarımı ve onun maçlarını izleyenler sürekli, ‘Aynı Larkin gibisin, benziyorsunuz’ falan diyordu. Onlar öyle benzettikçe ben de Larkin’i daha çok izlemeye başladım, kendimi görüyor gibi. Onu daha çok sevdim ve idolüm de o oldu.”

”BSL’deki ilk maçım Fenerbahçe’ye karşıydı, ondan sayı atamamıştım ama asist yapmıştım. İkinci maçım ise Anadolu Efes’e karşı olmuştu. O maçta yeni gelen yabancılar oynamıyordu. Kadromuz da daralmıştı ve koç da bana hazır olmamı söylemişti. İlk devrede fark 10-15 olmuştu ama ben yine de beklemiyordum oyuna girmeyi. Son çeyrekte oynarım diye düşünüyordum. Mola esnasında koç bana, ‘Mito gel’ dediğinde o anki hislerimi anlatamam. Öyle bir heyecanlandım ki neredeyse kalbim duracaktı. O an Micic, Dunston, TV’de izlediğim herkes oyunda, inanılmaz heyecanlıyım. Oyuna başlarken top bana mı gelecek, başkasına mı gidecek, ne yapacağım bilmiyorum. Metin abi (Türen) beni yanına çağırdı, topu verdi. Pas vermeyi hedefliyordum aslında ama boş kimseyi göremedim, benchten de herkes şutu atmamı söyledi. Şutu attığımda top havada giderken girmeyecek gibi sandım ama girdikten sonraki his tarif edilemez. Hayatım boyunca unutamam sanırım.”

– Yıllar sonra Ender Arslan’la aynı takımda

Küçük yaşlarda TV’de izlediği Ender Arslan’la aynı takımda olmanın verdiği heyecanı ise genç oyuncu, şöyle özetledi:

”2010 Dünya Şampiyonası’nı ailemle izlerken, babam da bana çok takılırdı, ‘Sen Ender Arslan gibi mi olacaksın’ diye. Bundan 10 yıl sonra Ender Arslan’la aynı takımda olmak benim için inanılmaz bir duyguydu. Zaten takip ettiğim, beğendiğim bir oyuncuydu ve onunla aynı takımda olmak muhteşem bir şeydi. Onun tecrübesinden çok şeyler aldık. Bu belki kendini hemen göstermeyecek ama ilerleyen yıllarda çok faydası olacak. Ender abinin idmanlara erken geldiği zaman bana birebir olarak da öğrettiği çok şeyler olmuştu.”

– Bursaspor benim için bir şans

Bursaspor’da oynamanın kendisi için bir şans olduğunu bile getiren genç oyuncu, şehrin bir spor kültürüne sahip olduğunu vurgularken, şunları belirtti:

”Bursa zaten spor şehri. Bursaspor, sporu her branşta yaşayan bir kulüp. Böyle bir camiada olmak da benim için bir şans. Bu kulübe en iyi şekilde hizmet etmek istiyorum.”

– Özgüveni çok yüksek

Birçok oyuncunun şuta kalkarken yaşadığı özgüven sorununu pek yaşamayan Mithat Can, bu konuda Cem Çağal’a ayrı parantez açtı. Kendinde gördüğü en büyük eksiği bize tanımlarken, oyunun değişmesinin avantaj olduğunu ve çift guard sistemini de sevdiğini belirtti.

Genç oyuncunun, bu konularda sorularımıza verdiği cevaplar:

”Yeşimspor’daki koçum Cem Çağal’dan gelen bir özgüven aslında. O dönemlerde doğru şutu bulduğumda sürekli atmamı istiyordu. Kaçırdığımda takılmam gerektiğini söylüyordu. Elbette benim zaman zaman takıldığım anlar oluyordu ve bu aslında kötü etkiliyordu. Ama bir noktada o şut giriyordu ve gerisi geliyordu. Buna da zamanla alıştım. Artık elbet bir yerde girecek diye bu özgüveni kazandım. Bursaspor’da da aynı şekilde devam etti. Bana bu desteği sağladılar.”

”Fiziksel olarak bir dezvantajım var ama bunu avantaja çevireceğim noktalarda var. Fizğimi daha da güçlendirmem lazım. Bu konuda çalışmalara da başladım zaten.”

”Bundan 10 yıl önce (belki de dediğin gibi) oyun tarzım beni zorlayabilirdi ama modern basketbolda bunu avantaja çevirebiliyorum. Oyunun ve pas akışının hızlanması, erken şutlar, benim için büyük şans.”

”Bu sezon A Takım’da da idmanlarda çift guard deniyorduk. Bu hem seni hem yanındaki guardı rahatlıyor. Bazen topu sen getiriyorsun, bazen o, dinlenmeni de sağlıyor. BGL’de Ali Efe’yle de zaman zaman yanyana oynadık. Topu bazen o getiriyordu, bazen ben. Çift guard düzeni bazen çok rahatlatıcı olabiliyor bence.”

– Euroleague ve NBA

Euroleague ve NBA’i yakından takip ettiğini söyleyen Mithat Can, LeBron James’e hayranlık duyduğunu ve Shane Larkin dışında Facundo Campazzo’yu da beğendiğini belirtti.

2002 doğumlu guard, şunları ifade etti:

”Euroleague basketbolu bizim için daha uygun. Ama ben çocukluğumdan beri NBA’i de takip ediyorum. LeBron James hayranıyım. Playoff’ları izlemek çok keyifli oluyor.”

”Facundo Campazzo’yu çok beğeniyordum. Hem bireysel yetenekleri hem de takımı beslemesi hoşuma gidiyordu.”

– BGL sezonu

Basketbol Gençler Ligi’nin kendilerini olumlu etkilediğini belirten Mithan Can, jenerasyonundan beğendiği oyuncuları da dile getirdi:

”Deplasmanlı sezonun yeri bizim için çok ayrı. Süper Lig heyecanını yaşıyorsun. Umarım seneye yine böyle devam eder. Fanus düzeni de çok farklıydı. Üst üste maçlar oynuyorsun ve hem seni zorluyor hem geliştiriyor.”

”Özellikle ilk fanus BSL’deki ara döneme denk gelmişti. Bizim A Takım oyuncuları da dahil herkes izliyordu BGL’yi. Geniş kitlelerin izlemesi çok güzel bir duyguydu. Gönül isterdi ki, keşke seyirci de olsaydı, ailelerimiz de salonda izleyebilseydi.”

”2002 jenerasyonundan Enes Bayraktar, Yiğit Onan, Bora Satır ve Ata Can Atsüren’i beğeniyorum.”

– Saha dışı

Mithan Can, boş zamanlarında neler yaptığını ise şöyle özetledi:

”Basketbol dışında futbol oynamayı da, izlemeyi de çok seviyorum. Playstation oynamaktan keyif alırım. Dizi izlemeyi ve arkadaşlarımla vakit geçirmeyi severim.”

– İstatistikler

Bu sezon BGL’de 8 maçta 34.4 dakika süre alan Mithat Can, 15.2 sayı-7.5 asist-3.5 ribaunt-2.2 top çalma ortalaması yakaladı.

BSL’de ise 4 maça çıkan genç oyuncu, Anadolu Efes’e karşı 5 sayıyla oynamıştı.

BGL’de 8 maçın 6’sında çift haneleri gören genç oyuncu, Fenerbahçe’ye karşı 21, Darüşşafaka’ya 19, Petkimspor’a 19, Teşvikiye’ye 18, Ormanspor’a 17 ve Türk Telekom’a da 15 sayıyla oynadı.

2002 doğumlu guard, aynı zamanda Ormanspor karşısında 12 ve Fethiye karşısında da 11 asist yapmıştı.

Röportaj: Kemal Erdem
kemalerdem83@gmail.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir