Umut Geçen; Modern Zamanlar Farklı Kimlikler!

Geçtiğimiz yılı Türkiye Basketbol Ligi ekiplerinden Manisa‘da geçiren ve önümüzdeki sezon Konyaspor forması altında boy gösterecek olan 1997 doğumlu guard Umut Geçen performansı merak edilen oyuncular arasında yer alıyor.

TBL’de yeni sezonun ‘çıkış göstermesi muhtemel oyuncular’ listesinde Umut Geçen başı çekenler arasında. Özellikle geçtiğimiz sezon Manisa’da gösterdiği performansla, bir adım ötesine geçebileceğini ispatlayan ve Konya’da çıkışını devam ettirmesini beklediğimiz Umut’la ilgili kısa bir değerlendirme yapmak istedik.

– Ezberden kurtulmak lazım

Bir oyuncuyu değerlendirirken bazen istatistikler size tam olarak görünmesi gerekeni göstermeyebiliyor. Umut tarzı oyuncuları değerlendirirken ‘ince çizgi’ de burada ortaya çıkıyor. Maalesef günümüzde analiz ya da yorum yaptığını iddia edenlerin ezberciliği de buna çanak tutuyor. Zira maç izlemeden sadece istatistikler üzerinden gittiğinizde asıl görmeniz gerekeni sürekli kaçırıyorsunuz.

– Gizli kahramanlar

Hücumu başlatan, alan boşaltan, boş şut yaratan, rakibi yıpratan, yoran, kafa karıştıran bir oyuncunun bu yaptıkları istatistik kağıdına yazılmaz. Asist doğrudan sayı pasını veren oyuncuya yazılır. Ama modern basketbolda ‘asistin asisti’ diye bir kavram oluşmaya başladı. Oyun o kadar hızlandı ve pas akışı o kadar değerli hale geldi ki, sayı pasından önceki tüm paslar farklı bir boyut kazandı. Bunu izlerken net görebiliyorsunuz ama izlemediğiniz maçlarda istatistiklere bakarak ‘gizli kahramanları’ asla anlayamıyorsunuz.

– Yüksek enerji hattı

Umut’un sahaya girdiği anda yaşadığı enerji patlamasına çoğu kez şahit olduk. Zaman zaman onu takip edebilmek için ona özel bir kemara bile kullanılabilir. O derece hareketli. Bu enerjisini doğru kullandığı her an, hem bireysel hem de takımına katkı anlamında büyük artı yazıyor. Ancak bazen yüksek enerji, her şeyi bir an önce yapma isteğini doğruyor ve bu da hata payını yükseltiyor. Enerjiyi doğru kullanım noktasında dengeyi de zamanla yakalayacaktır. Zaten buna da tecrübe deniyor.

– Modern zamanlar farklı kimlikler

Modern basketbolda artık hücum başlangıçları, tempoyu ayarlayabilme ve spontane karar verebilme özellikleri büyük önem kazandı. Spontane kararlar için ciddi bir oyun zekası, hücum başlangıçları için öngörü ve tempo konusunda ise takımından bir adım hızlı ama aynı zamanda onların seviyesine inebilecek bir zamanlama dengesi gerekiyor. Umut’u, hem bu sezonki muhtemel çıkışında hem de önümüzdeki yıllarda, daha değerli bir parça haline getirecek kilit noktalar bunlar olacak. Oyun kendini güncellerken, oyuncuların da uzun vadeli planlamada bu güncellemeyi yapmaları gerekiyor. Umut’un zihinsel ve fiziksel yapısı buna çok müsait durumda. Modern basketbol, belki birilerini tasfiye ederken, birilerini ise hiç ummadıkları noktaya taşıyacak. Hayat da böyledir aslında, değişim bazıları için büyük fırsattır.

– Geçen sezon ilk sinyalleri verdi

Son birkaç yıldır basketbol değişim aşamasında. Koçlar istese de istemese de oyun hızlanmaya başladı. Buna çok fazla set çekemiyorsunuz. Geçtiğimiz sezon Manisa’da kariyerinin en verimli sezonlarından birini geçiren Umut’un bu çıkışı da tesadüf değildi. Maç başına 23.6 dakika süre aldı, 8.8 sayı-3.1 asist-2.5 ribaunt ortlaması yakalarken, %38’le üçlük attı. Bir önceki sezona göre süresini 2’ye katlamasıyla, istatistiklerini de neredeyse 4’e katlamış oldu. Süresi arttıkça kendine güveni, kendine güveni geldikçe de performansı yükseldi. İstatistikler üzerinden değerlendirme yapanlara da bu iyi bir referans olur sanırım. Maç başına 5-10 dakika süre alan, özellikle genç oyunculardan, 10-15 sayı ortalaması bekleme fantezisine girmemek gerekiyor kısaca. Akla, mantığa ve adalete aykırı.

– En önemli viraj

Umut, kariyerinin bu bölümüne kadarki kısmında aslında görmesi gereken birçok şeyi gördü, cebine koydu. Zaman zaman hak ettiğini düşündüğü ya da düşündüğümüz süreleri alamadı. Kenarda fazlaca bekledi ama bu onun sabır testiydi. Sabretmeyi öğrendi. Yeri geldi, bir maçta fazla süre alırken, bir maçta hiç süre alamadı. Bu aslında onun bekleme testiydi, sakin kaldı, beklemeyi de öğrendi. Bir gün geldi, beklediği süreleri almaya başladı, bunu iyi değerlendirdi ve istikrara kavuştu. Bu da onun fırsat testiydi. Geçtiğimiz sezon bu fırsat testinden de geçti. Şimdi sırada daha önemli bir sınavı var. Takımı BSL yolunda giderken, bu onun ehliyet sınavı olacak. En kritik virajlarda ona ihtiyaç duyulacak ve bu yolu alış şekili onun yeni yollara, daha büyük, daha gösterişli yollara çıkmasını sağlayacak.

Kemal Erdem
[email protected]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.