Burak Gören: Büyüyen Bir Petkim Hedefliyoruz

Basketbol Süper Ligi‘nde düştü gözüyle bakılan Aliağa Petkim‘in dipten çıkmasında büyük payı alan koç Burak Gören geride kalan sancılı sezonla ilgili baskettr.com‘a açıklamalarda bulundu.

Sezon ortasında aldığı Aliağa Petkim’e müthiş bir ivme kazandıran Burak Gören, konuyla ilgili sorularımızı yanıtladı. Son 8 maçta aldığı 6 galibiyetle lige tutanan İzmir temsilcisi, nefesleri kesen bir mücadelenin altına imza atmıştı.

Sezon içinde bir insanın yaşayabileceği en büyük acılardan birini yaşayan, çok değer verdiği ve sevdiği babasının vefatıyla sarsılan Burak Gören, acısını dışarıya pek yansıtmamıştı. Basketbol elbette sahada hepimize keyif veren bir oyun ama bu oyunun mimarlarından olan koçların ya da oyuncuların ‘insan’ olduğunu zaman zaman unutabiliyoruz. Yaşadıkları sıkıntıların dışa çok yansımaması, yansıltılmaması, onların her günün ‘keyifli’ geçtiği anlamına da gelmiyor.

Petkim’de önemli bir hikayenin altına imzasını atan Burak Gören’e hem geride kalan sezonu hem de önümüzdeki sezonla ilgili planlamalarını sorduk.

Lafı fazla uzatmadan Burak Gören’in geride kalan sezonla ilgili değerlendirmesine geçelim:

– Duygusal bir bağ vardı

Petkim’e gelirken herhangi bir tedirginlik yaşayıp yaşamadığı konusunda Göreni, şunları söyledi:

”Bundan 5 yıl önce Petkim’de çalışmıştım. Çok yoğun ve güzel duygularla ayrılmıştım oradan. Bu sıkıntılı dönemde onları yalnız bırakmak istemedim. Burada duygusal bir bağ oldu. Ben, ruh halimden dolayı belki başka takım olsa gitmezdim ama Petkim’e olan borcumuzdan dolayı böyle bir görevi kabul ettim.”

”Elbette bir tedirginlik oldu. Özellikle Büyükçekmece maçından sonra herkes kesin düştü gözüyle baktı. Ama biz hiçbir zaman mücadeleyi bırakmadık. Çok zorlu bir fikstür vardı ve bunu atlattığımız zaman kazanacağımız maçların geleceğini biliyorduk. Bu süreci iyi çalışarak, kenetlenerek, güzel geçirdik.”

– Fenerbahçe galibiyeti çok değerliydi

İkinci devreye Fenerbahçe galibiyetiyle başlayan Petkim, ardından üst üste gelen mağlubiyetlerle biraz sallanmıştı. Ancak daha sonrası ise malum, muazzam bir çıkışla sezon sona ermişti.

Burak Gören, o günlerle ilgili şöyle konuştu:

”Fenerbahçe maçı bizim için çok ekstra oldu, hatta takımı inandıran bir galibiyet oldu. Sezon sonunda alınan galibiyet sayılarına bakılınca o maçın ne kadar değerli olduğunu görebiliyoruz. Biz, o dönem göreve başlarken takımın belli kırılganlıkları ve sıkıntıları vardı. Özellikle 2 yabancıyla ilgili sıkıntılarımız oldu. Biz, o dönemi hem bir arınma hem iyi çalışma hem de kadronun yeniden yapılandırması olarak gördük.”

”Tofaş ve Türk Telekom maçlarını kazanma noktasına geldik. Kaybettiğimiz maçlarda da iyi basketbol oynuyorduk ve eksik bir kadroyla mücadele ediyorduk. Büyükçekmece maçından 1 gün önce Sean Armand’ın sakatlık haberi geldi. Şimdi daha rahat konuşuyoruz ama o dönem hayati önem taşıyan Büyükçekmece maçını 4 yabancıyla oynadık. Bu acayip bir umutsuzluğa neden olmadı ama Büyükçekmece maçını son saniye basketiyle kaybettikten sonra özellikle çevremizde çok ciddi bir kırılganlık oluştu.”

”Biz, özellikle kaybettiğimiz dönemlerde gerçekten iyi basketbol oynuyorduk. Çalışmaya devam ettik. O dönemde takım kimyasında bir oyun kurucu eksikliği vardı. Oyun kurucu arayışlarımızda o süreçte devam ediyordu. Josh Perkins’in gelmesiyle birlikte biz 1 transfer yaptık ama takımın kimyasıyla da çok ciddi bir oynama yaptık. Pozisyonları daha esnek hale getirdik. Ama en ciddi rahatlığı Peyton Aldridge ve Malcolm Thomas’ın performansıyla yaşadık. Adeta 2 yeni transfer daha yapmış olduk.”

– Birlikte hareket ettik

Haftalar ilerledikçe takım kimliğini oturttuklarını ifade eden Gören, süreci şu ifadelerle anlattı:

”İyi bir oyun kurucu eksikliği hep hissedildi. Benden önceki dönemde 7-8 asistle maç bitirilirken, daha sonra bu sayı oyun kurucu takviyesiyle yukarı çıktı. Top daha iyi dolaşmaya başladı ve birlikte hareket eden bir takım haline geldik. Yeri geldiğinde 25 asistleri gören bir takım kimliğine büründük.”

”Birlikte oynamaya başladıktan sonra doğal olarak beraber savunma yapmaya da başladık. Biz, bazı maçları ciddi savunma yaparak kazandık. Hem beraber savunma hem beraber hücum yapan, keyifli basketbol oynayan bir takım olduk. Elbette Sean Armand’ın aldığı sorumluluğu da belirtmek lazım ama takım olarak birlikte hareket etmemiz de önemliydi. Hem saha içinde hem saha dışında takım olduk.”

”BSL kalitesinde son 8 maçın 6’sını kazanmak, kaybettiğin 2 maçı da kazanacak noktada olmak kolay değil. Özellikle ligin son bölümünde iyi çalışmış, iyi takım olmuş bir kimlikle girdik. Bu bizim için çok büyük bir avantaj oldu.”

”Buraya geldikten sonra takımı hızlı bir şekilde tanımaya çalıştım. Özellikle ligin son bölümünde takımı da çok iyi tanıdım. Şöyle bir karar verdim, kimlerle oynamalıyım, kimlere nasıl süre ve rol vermeyelim. Bunları kafamda çoğu kez düşündüm.”

– Yerli ve yabancıya aynı saygıyı gösteririm

Genç oyunculardan Hakan Sayılı’ya kritik anlarda sorumluluk veren ve rotasyonu da esnek hale getiren Burak Gören, konuyla ilgili sorduğumuz soruları cevapladı:

”Hakan Sayılı 2000 doğumlu, önünde çok güzel yıllar var. A Milli Takım’da oynayacak potansiyelde. Bizim de gerçekten çok beğendiğimiz bir oyuncu. Geldiğimiz günden itibaren Hakan Sayılı’nın rotasyondaki yerini belirlemiştim, ona güveniyordum. Hakan’ın bize vereceği katkının çok önemli olduğunu düşünüyordum ve bunu da verdi.”

”Hakan’ın 4 oynamasıyla birliktr Payton’ı 3’te kullandık. Bu da bize daha değişken savunma yapabilme imkanı verdi. Sahada fiziksel bir takım olduk. Hakan’ın bireysel katkısı kadar, bu tip bir esnekliği sağlaması da önemliydi. Hakan’a çok güveniyoruz ve onun getirdiği esneklik, rotasyondaki rolünü keskinleştirdi.”

”Ben, çalıştığım her takımda yerli yabancı ayırt etmedim. Hem yerli hem yabancı oyuncuya gereken sayıgıyı aynı derecede gösteren biriyim. Erol Can Çinko’nun son maçlarda verdiği katkı, Nusret Yıldırım’ın aldığı dakikaları iyi kullanması, Sinan Sağlam’ın rolünü iyi oynaması ve bu oyuncuların düşmemeye oynayan bir takımda bunları yapması benim için çok değerliydi.”

”Herkes elbette Armand’ın, Perkins’in, Thomas’ın performanslarından bahsediyor ama takımdaki diğer oyuncuların ve oynatamadığımız oyuncuların da idmanlardaki çalışkanlığı, performansı ve katkıları bizim çok önemliydi.”

– Petkim’in hedefleri büyüyecek

Aliağa Petkim’in hedeflerini büyüteceğini ve daha iddialı hale geleceğini belirten Gören, şu ifadeleri kullandı:

”Büyüyen bir Petkim hedefliyoruz. Ben buraya gelmeden önce ve sezon bittikten sonra da bunları konuştuk. Geleceğe umutla bakan bir Petkim hedefliyoruz. Bütçenin az ya da çok olması bizim için önemli değil. Her anlamda gelişmek ve büyük istiyoruz. Daha önce bunu Türk Telekom’da yaptık. Bunu bütün ekip arkadaşlarımla birlikte yeniden yapacağımızı düşünüyorum.”

”Önümüzdeki sezon FIBA Avrupa Kupası’nda oynama hedefimiz var. Bununla birlikte daha nitelikli bir takım çalışmamız olacak. Vizyon olarak hedeflerimizi büyüteceğiz. Petkim için küme düşmemenin başarı olarak anılmayacağı ve daha farklı hedefleri kovalayan bir organizasyon olacağız.”

”Ben, çalıştığım kurumlarda hedef büyütmeyi seven bir insanım. Petkim buna hazır, Aliağa halkı buna hazır. Son maçta 4.000 kişi salona gelmişti. Ben, oyuncularıma da söylemiştim. Buranın potansiyeli var, siz mücadele edin gerisi gelir. Burada inanılmaz bir atmosfer oluşuyor.”

– Bütün ekibe teşekkür ediyorum

Petkim’de hem yönetimin hem de teknik ekibin çok büyük emekleri olduğunu vurgulayan başarılı koç, sözlerini bu cümlelerle sonlandırdı:

”Başkanımız Cüneyt Bey’e, Elçin Bey’e, Genel Menajerimiz Levent Bey’e gerçekten çok teşekkür ediyorum. Onların da hedefleri var. Eğer bir bütün halinde hareket edersek, bütçeden bağımsız olarak söylüyorum, daha iyi organize olan bir kulüp haline gelebiliriz.”

”Çok değerli bir teknik ekiple çalıştım. Candost zaten benim yıllarca yanımda olan, artık kardeşim dediğim biri. Tolga, çok önemli, çok değerli, çok üst seviye takımlarda asistanlık yaptı yıllarca. Halil, İbrahim ve Derya hoca bizim teknik personelimiz, bana 4 ay boyunca sınırsız güven ve destek verdiler. Hepsine çok teşekkür ediyorum. Çok güçlü bir ekiple çalıştım ve onlar da bana büyük güç verdiler.”

Röportaj: Kemal Erdem
Mail: [email protected]
Instagram: @kemalerdem54

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.